TİK BOZUKLUKLARI

Tikler, genellikle erken yaşlarda başlamaktadır. Tikler, sıklıkla 3-4 yaşından sonra görülmektedir.
16 Mart 2015

TİK BOZUKLUKLARI

Tikler, istem dışı belirli kas gruplarında meydana gelen, yineleyici, ritmik olmayan hareketlerdir. Çocuğun tikleri, içsel çatışma ve gerilimden kurtulma çabası içerisinde olduğunu gösterir.

TİKLERİN YAŞA VE CİNSİYETE GÖRE GÖRÜLME SIKLIĞI

Tikler, genellikle erken yaşlarda başlamaktadır. Tikler, sıklıkla 3-4 yaşından sonra görülmektedir. Nadiren, 15 aylık gibi erken bir dönemde de görülebilir. En sık görüldüğü yaşlar ise, 6-7 yaş ve 11-13 yaşları arasıdır.

Toplum içinde görülme oranı %1-2’dir. Genellikle erkek çocuklarda daha fazla görülmektedir. Erkeklerde kızlara göre 2 kat daha fazla görülmektedir. Sosyo ekonomik durumdan bağımsızdır. Aile bireylerinde birinde varsa, Sıklık ve şiddeti birtakım faktörlerden (stres, yorgunluk vb. ) etkilenmektedir.

En sık görülen tikler arasında, göz kırpma, kaş kaldırma, dudak , burun oynatma sayılabilir. Bunun yanısıra bazı tiklerde karmaşıktır. Kompleks tikler arasında, yüzde görülen mimikler, aynı sözü tekrarlama, üstünü başını düzeltme sayılabilir.

Çabuk öfkelenen, huzursuz, yerinde durmakta zorlanan, dikkat eksikliği olan çocuklarda daha sık görülmektedir.

ÇOCUKLARDA TİKLERE EŞLİK EDEN DİĞER DURUMLAR
-Öğrenme Güçlüğü
-Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu
-Obsesif Kompulsif Bozukluk
TİK ÇEŞİTLERİ
1-Gelip geçici tikler, tekil veya çoğul motor ve/veya vokal tiklerden oluşur. Bir yıldan uzun sürmeyen, her gün artmalar ve azalmalarla gözlenebilen basit tiklerdir. Bir çok olguda, Stres ve çevresel faktörler etkilidir.

2-Kronik motor ya da vokal tikler, bir yıldan daha uzun sürmektedir. Tiklerin olmadığı dönem üç aydan daha azdır. Vokal tikler, burun çekme, boğaz temizleme gibi duyulabilen tikler iken, motor tikler kaş kaldırma, göz kırpma, baş sallama, omuz silkme gibi görülebilen tiklerdir.

3-Tourette Bozukluğu, Çocukluk çağlarında (ortalama olarak 7-10 yaşlarında) başlayan bir bozukluktur. Artmalar ve azalmalar gösterir. Motor (hareketle ilgili )ve vokal tikler (ses çıkarma) birlikte görülebilir. Nedenleri arasında, genetik, nörobiyolojik ve çevresel etkenler sayılabilir.

4-Başka türlü adlandırılamayan tik bozukluğu, tanı ölçütü karşılamayan tiklerle devam eden bozukluklar için kullanılmaktadır. 18 yaşından sonra başlamakta veya dört haftadan daha kısa sürmektedir.

NEDENLER
Nedeni tam olarak anlaşılamamış olmakla birlikte tiklerin oluşumunda genetik ve çevresel etkenlerin rol oynadığı düşünülmektedir. Basit tikler genellikle çocuğun öfke ve duygularını ifade edebilme becerisi geliştimesiyle hızla sönmektedir.

-Genetik faktörler ( Beyin kimyasallarından biri olan dopaminin anormal metabolizmasından kaynaklandığına dair görüşler bulunmaktadır)
-Stres (Tik belirtileri gerginlik veren bir ortam sonrasında artar)
-Aşırı kontrolcü, titiz, otoriter ve baskıcı tutum
-Çocuğa yönelik ilgi ve sevgi azlığı
-Çocuğun davranışlarının eleştirilmesi
-Çocuktan performansının, yeteneklerinin üstünde bir şeyler beklenmesi
-Akranları veya kardeşleri ile kıyaslanması
-Aile içinde sorunlar, geçimsizlikler
-Kardeş kıskançlığı
-Güvensiz ve kaygı veren ortam
-Ortaya çıktığı bölgenin veya organın rahatsızlığı.
-Ebeveynin sürekli olarak çocuğun tiklerine dikkat çekmesi.
-Kişilik özellikleri olarak, ürkek, titiz, aşırı duygusal, endişeli çocuklarda tikler daha uzun devam etmektedir.

TİKLER VE SOSYAL ÇEVRE
Tikler, çocuğun alay konusu olmasına veya dışlanmasına neden olabilir. Bu durum, çocuğun özgüvenini etkiler, çocuk üzerinde bir stres yaratır. Alay edilme veya dışlanma durumuna maruz kalan çocuğun tiklerinin sıklığı ve şiddeti artabilir. Bu durumda, çocuğun sosyalleşmesini, arkadaş edinmesini, sosyal uyumunu olumsuz etkiler. Çocuğun sosyalleşmesi, olumlu sosyal ilişkiler içerisine girmesi konusunda destek olunması önemlidir.

TEDAVİ
Tik bozuklukları, çocuğun benlik saygısında düşmeye, aile veya okul yaşamında bozulmaya, uyum sorunlarına yol açabilir. Seyri genellikle iyi bir gidişat gösterir. Kronik bir hastalığın olması, yetersiz aile desteği gidişatı olumsuz etkileyebilir.

Çocuk tiklerini belirli durumlarda, belirli ortamlarda gösteriyorsa bunun nedenlerinin değerlendirilmesi önemlidir. Anne babanın kaygısı nedeniyle çocuğun davranışlarını kontrol etmeye çalışması sonucunda açığa çıkan gerginlik çocuğun tiklerinin artmasına neden olur. Aile ve çevre tarafından yapılan uyarılar, cezalandırmalar, çocuğu duygusal ve fiziksel yük altına sokmakta, tiklerin devam etmesine yada yeni tikler oluşmasına yol açabilmektedir.

Tikleri söndürmede aile, öğretmen ve tedavi ekibinin iş birliği içinde olması önemlidir. Anne, baba, öğretmenin çocuğa destek olması, çocuğun tiklerinin istemli olmadığını kabullenmesi gereklidir. Çocuğa sevildiği hissettirilerek, olumlu benlik algısı ve kendine güven duygusunun geliştirilmesi sağlanmalıdır. Tedavide, çocuğun benlik saygısının arttırılması, aile içi ilişkilerin iyileştirilmesi, stresin azaltılması önemlidir. Tikler kronikleşmişse ilaç tedavisi de eklenmelidir.