Somatizasyon Bozukluğu

Somatizasyon bozukluğu olan kişilerin psikiyatrik ve psikolojik değerlendirmeleri yapıldığında genellikle altta yatan stres unsurlarının olduğu görülür.

Somatizasyon Bozukluğunun Tanımı

Somatizasyon bozukluğu, tıbbi olarak açıklanamayan fiziksel/bedensel semptomların bulunduğu psikiyatrik bir durumdur. Bir kişinin somatizasyon bozukluğu tanısı alabilmesi için bu rahatsızlıklarının iş, sosyal ortam, aile ortamı, okul gibi yaşamındaki önemli aktiviteleri ciddi anlamda etkilemesi gerekmektedir.
Somatik rahatsızlıklara sahip kişiler, bedenleri ve organları ile ilgili çeşitli şikayetlerde bulunabilirler. Vücutlarında yanma hislerinin, sürekli yer değiştiren ağrılarının, dillerinde farklı tatların ve ara sıra giren krampların olduğundan yakınırlar.
Somatik kişilerin en önemli özelliklerinden biri de birçok hekime gitmeleri, farklı farklı tanılar almaları ve farklı tedaviler görmeleridir. Fakat bu tedaviler yakınmalarını durdurmaz. Bu sebeple de somatizasyon bozukluğu olduğu tespit edilemediğinde, birçok farklı ilaç kullanımından kaynaklanan yan etkilerden sıkıntı yaşayabilirler.

Somatizasyon Bozukluğunun Nedenleri
Somatizasyon bozukluğu olan kişilerin psikiyatrik ve psikolojik değerlendirmeleri yapıldığında genellikle altta yatan stres unsurlarının olduğu görülür. Stres unsurlarının kişi tarafından fark edilememesi, görmezden gelinmesi ya da çözülememesi sonucunda kişide psikolojik sıkıntı kendini somatik şikayetler olarak gösterir. Bilinçaltı bir düzeyde, kişinin bedensel yakınmalarını kullanarak psikolojik stres faktörlerinden kendini korumaya çalıştığını söyleyebiliriz. Stres yükü olan bir kişinin beyninin, depresyon veya kaygı bozukluğu geliştirmek yerine bedensel hissiyatlara sebep olup, kişinin vücudunun bazı bölgelerinde oluşan ağrılardan yakınmasına neden olmasını örnek verebiliriz.

Travmatik Olaylar
Stres yüküne neden olan en önemli etken yaşanmış travmatik olaylardır. Bir kişide güncel stres kaynakları olmasa bile o kişi travmatik etkilenmelerden dolayı stres yüküne sahip olabilir. Geçmiş travmatik olay ya da durumların beyinde stres birikmesi oluşturduğunu biliyoruz. Somatizasyon bozukluğu ile gelen kişilerle yapılan psikolojik değerlendirmelerde neredeyse her zaman çocukluk dönemi ya da daha geç dönem travmatik yaşantı olduğunu tespit ederiz. Bu travmatik mevzuların travma çalışması ile psikoterapide çalışıldığı zaman, somatik şikayetlerin kaybolduğunu görmemiz, geçmişe dayalı stres yüklerinin kişide somatizasyon bozukluğuna yol açtığına dair görüşü tutarlı bir şekilde desteklemektedir. Somatizasyon bozukluğu tanısı almış bir kimsede altta yatan, kişinin fark etmediği psikolojik sorunların da olduğunu genellikle görürüz.

Somatizasyon bozukluğu olan kişilerin, beden duyumlarına normalden çok daha fazla odaklandıklarını görürüz. Bunun nedeni olarak genellikle altta yatan kaygı bozukluğu ve/veya depresyon söz konusu olur. Ancak bu kişiler bu rahatsızlıklarla ilgili şikayetler dile getirmektense somatik şikayetlerinin üstünde aşırı bir şekilde dururlar. Bu kişiler en küçük ağrıları, beden duyumlarını ve içsel hissiyatlarını bile büyüterek ciddi hastalıklara yakalanacaklarına inanırlar.
Bütün bunlar aslında kaygı bozukluğu ile de ilişkilidir; ortada somut bir neden yokken kişiler bedensel ve içsel duyumlar yaşarlar ve bu durumun sonuçlarından korkarlar.

Somatizasyon Belirtileri Nelerdir?

  • Fiziksel şikâyetler nedeniyle toplumsal, mesleki alanlarda sorunlar yaşama
  • Karın ağrısı, bulantı, kusma nöbetleri, öğürmeler, karın şişmesi gibi fiziksel şikâyetlerin olması
  • Ses kısılması, sağırlık, körlük, yutma güçlüğü, felç benzeri durumlar yaşama
  • Adet bozuklukları, düzensizlikleri, aşırı kanamalar, gebelik esnasında aşırı kusmalar nedeniyle sık sık hastanede yatma
  • Cinsel isteksizlik ya da cinsel birleşme esnasında ağrılar yaşama
  • Bedenin değişik yerlerinde değişik derecelerde ağrıların olması
  • Soluk darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, baş dönmesi gibi problemler yaşıyor olma

Tedavi
Bilişsel-davranışçı psikoterapilerde, somatizasyon tedavisinde öncelikle kişilerin yaşadıkları semptomlarla ilgili negatif düşünceleri belirlenir ve bunların olumlu düşüncelerle değiştirmesi amaçlanır. Burada, kişi belirtileri yaşamaya devam etse de bunları yorumlayış şeklini değiştirerek kişinin daha az sıkıntı yaşaması hedeflenir.
Tedavide nihai hedef şikayetlerin tamamen ortadan kalkmasıdır. Bu kişilerin geçmiş dönem travmatik deneyimleri psikoterapide çalışıldığında, semptomların kademe kademe azaldığını ve bir süre sonra da ortadan kalktığını görürüz. EMDR yöntemi ile travma çalışmasını yapmak son derece hızlı biçimde sonuca ulaşmayı sağlamaktadır. Bu çalışma ile birlikte uygun ilaç tedavisi uygulandığında sürecin daha konforlu ve hızlı işlediği görülür.